<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=17398436&amp;blogName=Amerika%27dan&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_HOSTED&amp;navbarType=TAN&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fwww.amerikadan.biz%2F&amp;blogLocale=tr_TR&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fwww.amerikadan.biz%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Amerika'dan

yorumlar, hikayeler, bilinen bilinmeyen birçok şey..

« Eve dön | Sonraki »

Rita kasırgasından kaçış hikayesi - Bölüm 1: Hazırlıklar

Rita'nın vuracağı 23 eylül, Cuma gününden iki gün önce Çarşamba öğleden sonra:

Herkes endişeli bir şekilde haberleri izliyor. Okulda arkadaşlarla ne olacak halimiz'i tartışıyoruz. New Orleans'tan (Katrina kasırgasından) kaçıp gelen arkadaşlar var. Onlar bizden daha hassas ve an be an takip ediyorlar. Biraz sabırlı olanı "biz alışığız zaten" diyor. Diğeri "durum ciddi abi" diyor "hafife alınmamalı". Daha önce hiç alışık olmadığımız kasırga takip web sitelerini açıp gösteriyorlar ve kasırganın yollarından biri tam Houston üzerinden geçiyor. Kasırga ölçerler kategorisini 3 olarak söylüyor.

Akşama doğru eve dönüyoruz. Telefonda Osman bey, "Cafer bey hemen paketlenin" diyor "siz bizim gruptasınız, San Antonio'ya gidiyoruz". Zaten gündüz bol bol kaçış teorilerinde iken birden böyle bir çagrı ile karşılaşıyoruz. Meğer Raindrop vakfındaki arkadaşlar bir kriz merkezi kurup tüm texasa paylaştırmışlar Houston'da yasayan türkleri ve arıyorlar teker teker. Sanki bir Sivil Savunma kacış planını andırıyor. Eh dedik madem durum ciddi biz de biraz ciddiye alalım. Biraz birbirimizle bakıştıktan sonra eşimle birlikte "tamam" diyoruz "isi sağlama almak en iyisi". Yinede dereyi görmeden paçaları sıvamak gibi geliyor bu hazırlıklar. Düşünüyorum; madem gidiyoruz bari sanki kasırga vuracakmış gibi hazırlanalım. En azından bir senaryoya göre davranalım. İşi tam yapalım yani. Bu arada Osman bey email atıyor ve gideceğimiz yerin adresini ve arkadaşların telefonlarını veriyor. Eksik olmasın diyoruz.

Bir saat içerisinde elimdeki "Kasırga hazırlıkları listesi" tamamlanıyor. Pencerelere yakın tüm eşyalar içerilere alınıyor, kırılacak eşyalar sarılıyor, tüm fişler prizlerden çekiliyor, yerden 30 santim yukarısına kadar bulunan her eşya yukarılara istifleniyor. Yiyecek listesi de hazır gibi. Su en önemlisi ve 20 litre kadar depolandı. Ekmek, yemek, biskuvi ile yolda yeriz gibisinden bir sepet ıvır zıvır. Gittiğimiz yerde bir hafta kalabilecek şekilde esyalar alıyoruz. Hala olayın büyüklüğünün farkında değiliz ama denileni yapmanın rahatlığı da var.

Arabaya yüklüyoruz tüm listedekileri. Fazlası da var, eh bunu da alalım dediğimiz, ne de olsa arabada iki kişiyiz yer çok. Benzin fullenmiş durumda ve yola çıkmaya hazırız. Çevredeki komşulardan bir ikisini de yolda görüyoruz elindeki yiyecek poşetleri ile birlikte. Gidecek bir yerimizin olması bize kendinden emin görüntüsü veriyor. Onların niye kaçmadığını da düşünmeden edemiyoruz. Sormak da saygısızlık olur düşüncesi ile.

Evi son defa kontrol ediyoruz. Her türlü elektrik aleti güvende, yangın vs. oluşturabilecek herşey kontrol altında ve ışığı söndürüp ayrılıyoruz. Kapıyı kilitledikten sonra tekrar kontrol ediyorum malum New Orleans'ta baya yağmalama olayları olmuştu. Eh ne diye gelsinlerdi ama belli mi olur dedik eseği sağlam kazığa bağlamak gerek.

***
Bölüm 2: Yola çıktık

  1. Blogger Melanie Alamo | 4:33 AM |  

    Bu kayıt, bir blog yöneticisi tarafından kaldırılmış.

yorum bırakmak için tıklayınız